BASINA VE KAMUOYUNA

10 Temmuz, 2013
8660
BASINA VE KAMUOYUNA

BASINA VE KAMUOYUNA


Taksim gezi parkında uygulanmak istenen rant projelerine karşı barışçıl gösteri hakkını kullanan taksim dayanışmasına ve kitlelere yönelik polis şiddetinin hala devam ettiğini üzülerek izliyoruz. Bugüne kadar sadece Kürt illerinde ve Kürtlere dönük bir yöntem olarak uygulanan bütün barışçıl ve demokratik gösterileri terörize etme ve şiddet yöntemiyle bastırma anlayışı ve yaklaşımı, bugün gezi protestolarının yapıldığı bütün illerde ve özellikle İstanbul’da kendini göstermektedir. Demokratik ve barışçıl gösterilere polisin orantısız müdahalesi ve gözaltıları geliştirmesi artık rutin bir hal almıştır. En son vali tarafından yapılan açıklamada parkın halka açıldığı belirtilmiş, ama yine vali tarafından halkın parka girişine izin verilmeyeceği ilan edilmiş, böylece de halk arasında bir ayrımcılık ve ötekileştirme yaklaşımı itiraf edilmiştir. Dün yaşanan olaylarda, herhangi bir izne tabi olmadan gösteri yapma hakkını kullanmak ve “halka açılan” parka gitmek isteyen taksim dayanışmasına karşı, bir kez daha ölçüsüz ve orantısız polis şiddeti ve gözaltı uygulaması geliştirilmiştir.
Dün gerçekleşen saldırılarda, Taksim Dayanışması’nın diğer bileşenleriyle beraber, taksim dayanışması bileşeni temsilcisi olan arkadaşlarımız TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi İkinci Başkanı Süleyman Solmaz, Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Metin, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi İkinci Başkanı Sabri Orcan, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Sekreteri Akif Burak Atlar, Sekreter Yardımcısı Sezi Toprakçı, Mimar Mücella Yapıcı Gezi Parkı‘na ulaşmaya çalışırken gözaltına alınmıştır.
Halkların taleplerine gözünü ve kulağını kapatan bir iktidarın ancak otoriterleşmeye yol açacağı, demokratik bir düzenin tesisini sağlamaktan uzak duracağı açıktır. Gezi parkında yaşanan saldırı ve gözaltıların demokratik tepkilere gösterilen tahammülsüzlükten ileri geldiği göz önüne alındığında, bu yaklaşımın sahiplerinin Kürt sorununun demokratik çözümünde adım atmayacağına dair kaygılarımız artmaktadır.  
Biz bu vesileyle, öncelikli olarak gözaltına alınan bütün arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını, halkın demokratik hak arama süreçlerine dair tahammülsüz yaklaşımlardan uzak durulmasını, her alanda halkın beklentilerini dikkate alan bir anlayışla Türkiye’nin demokratikleşmesi yönünde atılması gereken bütün adımların bir an önce atılmasını beklediğimizi; halklarımıza ve basın aracılığıyla hükümete bildirmek, yaşanan olumsuzlukları protesto ettiğimizi ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.                                                                                                    09/07/2013

TMMOB DİYARBAKIR İL KOORDİNASYON KURULU