Çerezler & KVK (Kişisel Verileri Korunması) Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için aydınlatma metni ve çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
AMED' DE Kİ KENTSEL HİZMETLER, İMAR UYGULAMALARI VE KAMUSAL ALANLARA DAİR AÇIKLAMA
BASINA VE KAMUOYUNA
Amed, tarihsel sürekliliği, kültürel zenginliği ve güçlü toplumsal dokusuyla yalnızca bir yerleşim alanı değil; aynı zamanda ortak hafızamızın mekânsal karşılığıdır. Son yıllarda kentimizde giderek belirginleşen yapısal sorunlar karşısında, mesleki ve etik sorumluluğumuz gereği bu açıklamayı yapmaktayız.
Mimarlar Odası, yalnızca bir meslek örgütü değil; aynı zamanda kentteki yaşamı kentsel hizmetlere erişimi gözlemleyen, özellikle fiziksel müdahaleleri ve bu müdahalelerin kent sakinlerinin yaşamı üzerindeki etkilerini, mesleki uzmanlaşmanın sağladığı birikimle öngörüp değerlendirebilen bir sivil toplum örgütüdür. Meslek örgütleri, kentte gerçekleştirilen ve planlanan uygulamaları izleyen, değerlendiren ve bu yönüyle üçüncü göz işlevi gören yapılardır. Aynı zamanda meslek örgütü yönetici ve üyeleri birer kentlidir; kaldırımları, parkları, caddeleri, toplu taşımayı ve diğer kamusal mekânları kullanan, bu hizmetlerden yararlanan yurttaşlardır.
Kentin farklı bölgelerinde meslektaşlarımızın ve yurttaşların katkılarıyla tespit ettiğimiz; imar kanununa ve ilgili mevzuatlara aykırı, kaçak ya da izinsiz nitelikteki birçok uygulama gözle görülür hale gelmiştir. Kamusal alanları işgal eden ticari işletmeler ve kültürel miras alanlarında yapılan ruhsatsız yapılara dair bilgiler ilgili yerel yönetim birimleriyle düzenli paylaşılmaktadır. Ancak, söz konusu izinsiz uygulamaların giderilmesine yönelik atılan adımların yetersiz kaldığı görülmektedir.
Bu bağlamda, kentin birçok bölgesinde yapı çekme mesafelerinin, işgaliye harç bedeli ödenerek kapalı alana dönüştürüldüğü ve ticari amaçla kullanıldığı gözlemlenmektedir. İmar planlarındaki çekme mesafelerinin temel amacı; kent estetiğini gözetmek, hava sirkülasyonunu ve doğal aydınlatmayı sağlamaktır. Ayrıca afet durumlarında yapılara erişimi hızlandırmak ve müdahaleyi kolaylaştırmaktır. Bunun yanı sıra, söz konusu alanlar olağanüstü durumlarda kamusal amaçlarla kullanılmak üzere ayrılmış rezerv alanlardır. Bu nedenle, yapı çekme mesafelerinin kullanım hakkı kamuya, yani halka aittir. Kanunen mülk sahibinin yapı çekme mesafelerine yapısal bir müdahale hakkı bulunmamaktadır. Yaşam, sağlık ve estetik; işgaliye harç bedeli ile satılamaz.
Bazı bölgelerde kamuya ait park ve yeşil alanlar ticari işletmeler tarafından kullanılmakta ve halk tarafından kullanılması engellenmektedir. Yeşil alanlar halka ait soluk alma yerleridir, özel amaçla kullanılamazlar.
2023 yılında unutulması güç deprem felaketinin yarattığı acı deneyime rağmen, kentin birçok yerinde mevcut yapılara izinsiz kaçak ticari katlar eklenmektedir. Mühendislik, mimarlık hizmeti almayan bu yapılar yurttaşların can güvenliğini riske etmektedir, engellenmelidir. Aksi durumda deprem gibi afetlerde, statik açıdan yetersiz bu yapılar can ve mal kayıplarına yol açacaktır.
İmar planı ve yönetmeliklere aykırı sonradan gelişen bu tür uygulamalar, insan sağlığı ve kent estetiğinde de tahribat yaratmaktadır. Buna ek olarak kentte kronikleşen trafik sorununu da büyütmektedir. Giderek betonlaşan kentlerde hizmetlere erişimde yaşanan güçlükler ve artan trafik sorunu, kentsel yaşam kalitesini düşürmekte; daha gergin ve mutsuz bir yaşam ortamı oluşturmaktadır.
Demokratik ve eşitlikçi bir anlayış gereği, kentsel hizmetlerin belirli bölgelerde yoğunlaşmaması; kent genelinde dengeli ve adil bir biçimde dağıtılması esastır. İmar planlarının, kenti keskin sınırlarla sınıfsal olarak ayrıştırma durumu, sunulacak kamusal hizmetlerin dengeli dağılımı yoluyla azaltılabilir. Belediye hizmetlerinden yeterince yararlanamayan bölgelerde ise hizmet sunumunun artırılması, mevcut eşitsizliklerin giderilmesi açısından önemli bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir.
Kentin birçok bölgesinde gerçekleşen bu tür uygulamalar yukarıda bahsettiğimiz telafisi güç sorunlara yol açabilmektedir.
Amed Belediyelerinde; kayyımların 8 yıllık pratiğinin kentte ve belediyelere çok büyük sorun ve enkaz bıraktığını bilmekteyiz. TMMOB Amed İKK olarak kayyımların 2 ayrı dönemini (2016,2019)) içeren detaylı kayyım tahribat raporları hazırlanarak kamuoyu ile de paylaşılmıştı. Mart 2024’le birlikte yeni yerel yöneticilerin bu tahribatları ortadan kaldırmak için harcadıkları emek ve çabayı da görmekteyiz.
Ancak yerel seçimlerden bu yana iki yıl geçmesine rağmen yapılamayanların veya yapılan yanlış uygulamaların tamamı mutlak kayyım sorunsalına bağlamamalıdır. Kentimiz yıllarca kayyım zulmüne maruz kalmış, kentsel hizmetlerden mahrum bırakılmıştır. Yerel yönetimlerin misyonu ve sorumluluğu yaşamı kolaylaştırmak ve daha da yaşanılır kılmaktır. Kayyım dönemiyle oluşan hizmet açığı titiz ve etkili çalışmalarla kapatılmalıdır.
Kentsel hizmetler üretilirken toplumun temel ilkelerinden taviz verilmemeli ve ilkeler esnetilmemelidir. Bu toplum demokrasi ve ekolojiyi anlamlı yaşamın vazgeçilmez öz değerleri olarak kabul etmiştir. Dolayısıyla çalışmalarda unutulmaması gereken değerler bellidir.
Bu tür yapısal sorunların çözümü ile ilgili belediyelerle yoğun ilişki geliştirme çabasındayız. Kent ile ilgili karar alma süreçlerinde daha katılımcı ve demokratik bir yöntem geliştirilmelidir. Mimarlar odası olarak bu süreçlere her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek isteriz.
Mimarlar Odası olarak; insan, kent ve doğa odaklı bir yaklaşımla, kent yönetiminde demokratik katılımın güçlenmesi için çalışmalarımızı yürütmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
TMMOB MİMARLAR ODASI AMED ŞUBE YÖNETİM KURULU